en-en
fr-fr
es-es
pt-pt

Kacou 47 (Kc.47) : Filipus ve etiyopyali haremağasi
(05 Eylül 2004 Pazar sabahı Locodjro, Abidjan, Fildişi Sahili’nde vaaz edilmiştir)
1 Kardeşler, Tanrı’da hiçbir kargaşa yoktur! Ve hatta Branhamcılar arasındaki tavizi ve ikiyüzlülüğü açıkça görüyoruz. Bir Branhamcı pastörün, aralarında kendilerini ayıran doktrin noktaları varken gidip başka birinin yerinde vaaz verdiğini görebilirsiniz. Bu ilk adımdır. Sonra politikacılarla ve mezheplerle kardeşlik kuracaklar ve birbirlerini toplantılara davet edecekler. Tanrı, Armagedon savaşı uğruna tüm bunları yapmayı kendilerinin yüreğine koydu ve Luka 23:12’de Hirodes ve Pilatus hakkında söylendiği gibi bunu yapacaklar.
2 Güzel! Eski zamanlarda peygamberler tarafından ve tüm Kutsal Kitap’ta müjdelenen bizler; mühürlerin açılması ve yılanın tohumu ile akşam vaktinden sonra, Tanrı’nın Gökte Kendi Eliyle, Fransızca olarak yazdığı yargısıyla tüm şeylerin geri getirilmesinin sonuna ulaştık; sizi gördüğüm gibi açıkça. Ve ben bu kuşakla birlikte yargıda Tanrı’nın önünde durmak için sabırsızlanıyorum.
3 Fakat eğer bu yazılar bütün yeryüzü için Tanrı’dan ise ve onlar Bunları reddettilerse vay onların haline! İki yıldır yaktığımız bu Kutsal Kitap çevirilerini mahkûm eden Tanrı ise ve onlar bunları kullanmaya devam ediyorlarsa vay onların haline! Ve ilk Protestanlar Branhamcıları mahkûm edecekler, çünkü onlar Katolikliği reddeder etmez Katolik Kutsal Kitaplarını reddettiler. İman ettiğinizde elinizin altında bir Kutsal Kitap buldunuz ve hepsi bu!... Ve İslam’ın içinde doğup orada kalan Müslümanlardan daha ruhsal olduklarına inanmak istiyorlar. Eğer kamuya açık günah çıkarmayı emreden Tanrı ise ve onlar karanlık işleri yüzünden bunu reddediyorlarsa vay onların haline!
4 Bu Katolik, Protestan, Müjdeci ve Branhamcı kiliselerde Kutsal Ruh dedikleri bu ruhları Kendi kayrasıyla ifşa eden Tanrı ise vay halinize! Hiç doğmamış olmaları onlar için daha iyi olurdu. Çünkü ateş gölü, bu kutsal ruhlar ve içinde bulundukları kişiler için hazırlanmıştır.
5 Bu Mesaj’ın sahte olduğunu size vahşeden peygamber veya melek veya kutsal ruh bir iblis ise vay halinize! Bu Mesaj’ı duymamış ve Peygamber Kacou Philippe’in zamanında doğmamış olmanız sizin için daha iyi olurdu. [Y.N.: Topluluk «Amen!» der].
6 2004’ün başlarına dayanan son açık hava vaazım sırasında, o öfkeli kalabalığın önünde yakalarımdan tutuldum, üzerine ayetleri not ettiğim tahta küçük parçalara ayrıldı ve neredeyse lagüne atılacaktık. Onların önünde Baptist bir pastör vardı. Birçok Kardeş oradaydı. Küpeli haydutlar, Katolikler, Protestanlar ve Müjdeciler, mest oluş altındakiler... Bizi ayırması gereken güvenlik görevlileri bile kalabalığı bize karşı kışkırtıyordu. Megafonum üçüncü kez alındı ama Tanrı’nın Kayrası üstün geldi ve sağ çıktık. Ve bu her zaman böyledir…
7 Yaradılışça yumuşak başlı olmama rağmen, 24 Nisan 1993 vizyonu beni değiştirdi. Anne babam bunu yapabileceğimi hayal bile edemezler! Ve hasımlar beni şiddetli kıldılar. Görüyorsunuz değil mi? Sadece ahlak vaaz edenlerin hasmı yoktur.
8 Ve Tanrı’nın çocuklarını onların elinden çekip almak için önce Mesaj’ı ulaştırmaya, ardından eski babalarımız gibi tekrar açık hava vaazına dönüp bu kalabalıklarla yüzleşmeye karar verdim. Mesih uğruna ölmek bir yüceliktir. Dünya çapında ne kadar tanınırsam tanınayım, açık hava ve gezici vaazı bırakmayacağım... Ben orada başladım. Bir şey beni buna bağlıyor. Ve bir deprem gibi, hiç kimse bu Mesaj’ın ilerleyişini durduramayacaktır. [Y.N.: Topluluk «Amen!» der].
9 Güzel! Şimdi Kutsal Kitaplarımızdan Yuhanna 1:44-52’yi açalım. [Y.N.: Kardeş Philippe okur]. Bir peygamberlik çağında olduğumuzda, yaşayan peygamber elçi yeryüzü halklarının rehberi ve gözüdür. O bir dünyevi melek, insanlığın rehberidir. Ve insan, peygamber elçinin durduğu yerde durmalıdır. [Y.N.: Topluluk «Amen!» der].
10 Güzel! Bu metinde Natanyel büyük kalabalıktır ama ayrıntılara girmeyeceğim. Elçi Filipus’tan bahsediyorum. Akşam vaktinde, Yaratılış 18’de İbra-HAM ile olduğu gibi meleğin Bran-HAM’a gittiğine dikkat edin. İ-B-R-A-H-A-M altı harftir [Fransızca yazılışı Abra-ham 7 harftir].
11 Güzel! Şimdi Elçilerin İşleri 8:26-40’ı açalım. [Y.N.: Kardeş Philippe okur]. Bu bölümü dikkatlice okursanız, 24 Nisan 1993 vizyonunu ve bu hizmeti görmelisiniz. [Y.N.: Bazı Kardeşler «Amen!!!» der]. Birincisi, bir melek Filipus’a bir Mesaj verir. İkincisi, kurban Kuzusu’nu tecelli ettiren Söz, «Kasıma götürülen koyun gibi... bir Kuzu!!!». Üçüncüsü: Filipus güneye, yani Afrika’ya doğru gider. Dördüncüsü: Filipus, Ulrich Zwingli ve Jean Calvin gibi yedi kişiden biridir.
12 Yedi göksel melek vardır ama her biri yeryüzünde kaç kişiyi çıkaracak? Bunu bilmiyoruz. Tiyatira çağı 914 yıl sürdü ve Tanrı, Kolumban’ınkinin ötesine geçen güçlü Mesajlarla en az beş elçi çıkardı. Branhamcıların şimdiye kadar anlamadığı şey budur. [Y.N.: Topluluk «Amen!» der].
13 Güzel! Elçilerin İşleri 8:26’da melek kime sesleniyor? Ewald Frank’a mı? Hayır! Joseph Coleman’a mı? Hayır! Elçilerin İşleri 8:26 Kutsal Kitap’ın en yüce metinlerinden biridir. Melek ona nereye gitmesini söylüyor? Bir siyaha doğru, Afrika’ya doğru. Filipus arabaya bindiğinde, Ester 2’deki haremağası Hegay’ın kendisiydi.
14 Bu haremağası gibi zengin olsanız da, bu haremağası gibi konut olarak kraliyet sarayına sahip olsanız da, siyah, beyaz, melez, sarı olsanız da... Sonsuz Yaşama sahip olmak için bunu kabul etmek zorundasınız.
15 Seçilmiş bir kişi için isimler bile her şey anlamlıdır, Daniel: «Tanrı için yargılayan kişi» anlamına gelir. Oysa Kutsal Kitap’ın bahsettiği Daniel gördüğünüz gibi bir yargı icra etmedi, aynı şekilde büyükbabam da Matta 25:6’ya göre bağırmadı. Görüyorsunuz değil mi?
16 26-40. ayetlere tekrar döneceğim ama Elçilerin İşleri 8:4-5’e bakalım; Samaniyelilere Mesih’i kim vaaz etti? Filipus! Oysa Samaniyeliler, Yahudiler ile uluslar arasındaki ara ırktır. Ve konumumuza göre ve Markos 13:35’e göre, bunlar Mağripliler ve Etiyopyalılardır... ve size bir gün İslam’ı kabul etmek için reddettikleri İsa Mesih’i kabul edeceklerini söylemiştim. Filipus ne yaptı? İsrail… Samiriye... Afrika. Gece yarısı Bağırışı ne yapacak? Uluslar… Samiriye… İsrail, yani Afrika… horoz ötüşü… İsrail. [Y.N.: Topluluk «Amen!» der].
17 Orada horoz ötüşünde ne oldu? Bakınız Elçilerin İşleri 8:19: … Elleriniz üzerimize koyun ki biz de sizin gibi mucizeler yapalım. Güzel! Şimdi Elçilerin İşleri 8:26-40’a dönelim, tüm bunlar nerede geçiyor? Çölde! Vahiy 12:14’e ve 1993’ün 2. vizyonuna göre «…çöl olan yer».
18 Ve Rab şöyle diyor, Filipus 36. ayette gece yarısı Bağırışı’nı vaaz etti ve Tanrı oğullarının tecellisi 38. ayette başlıyor ama bu 39. ayette görülüyor: «…Ruh Filipus’u alıp götürdü ve haremağası onu artık görmedi». 40. ayet: «…Filipus Azot’ta bulundu», dört büyük nehre bölünen büyük Ela nehrinin vadisinde, tüm bunlar peygamberlik niteliğindedir. Bunu ne duydum ne de okudum ve bu Elçilerin İşleri 21:8 ile ilgilidir.
19 26. ayette Filipus’un gördüğüne dikkat edin… Kacou Filipus Melek’i gördü diyeceğim ama sabah saat 4’e kadar O’nu artık görmedi. Ve şimdi gece yarısının ötesinde olduğumuzu biliyorsunuz. …Bu haremağası, Filipus’un kendisine vaaz ettiği Kuzu Mesajı’na tamamen inandı. Yeniden vaftiz oldu ama İlyas’ın arabasında oturanların hepsi ve onu sürenler bunu hor gördüler.
20 Sonra bunu Afrika’ya taşıdı. Ve herkes duygulandı ve kraliçe tahtından kalkıp şöyle dedi: «Neden onu buraya gelmesi ve benim de vaftiz olmam için ikna etmedin?». Ve haremağası yüzüstü yere kapanıp şöyle dedi: «Ey kraliçe, sonsuza dek yaşa! Tanrı şahidimdir ki eğer ortadan kaybolmasaydı, onu buraya getirirdim». Ve kraliçe bir rüya gördü ve Tanrı ona şöyle dedi: «Zamanın sonunda, akşam vaktinden ve Amerika’dan sonra Afrika’yı ve bütün yeryüzünü ziyaret edeceğim ve gerçekleşen şey size bir belirti olacak!». Ve kraliçe teselli buldu. [Y.N.: Topluluk «Amen!» der].
21 Ve 2000 yıl sonra, Etiyopyalı haremağasının ve güney kraliçesinin torunlarının çocukları bu Mesaj’ı gördüklerinde şöyle diyecekler: «Başlangıçta bir meleğin Filipus adında bir adamı Yeruşalim’den dönen atamıza vaaz vermesi ve onu vaftiz etmesi için gönderdiğini hatırlıyoruz». İlk başta tam olarak ne oldu? Filipus haremağasına şöyle dedi: «Rab’bin bir meleği bana görev vermek için bir vizyonda aşağı indi...». Haremağası şöyle dedi: «Meleği ve kuzuyu görmedim… ama tamamen inanıyorum!». [Y.N.: Topluluk «Amen!» der]. Ve aynı şekilde, Etiyopyalı haremağasının torunlarının çocukları, ister Afrika’da, ister Avrupa’da veya Amerika’ya sürgün edilmiş olsunlar, bunu tanıyacaklar. Bütün ruhsal Afrika bu Etiyopyalı haremağasının belindeydi ve haremağasıyla birlikte inandıktan sonra yeniden vaftiz edildi.
22 Ve zamanın sonunda, aynı melek, Kuzu’nun aynı Mesajı, aynı Kacou Philippe. Gökyüzünden gelen peygamberlik niteliğindeki bir Mesaj yeryüzünü aydınlattı. Ve eğer bu Etiyopyalı haremağası dirilseydi şöyle bağırırdı: «Filistin çölünde orada benimle konuşan aynı sestir. Bir melek onunla konuşmadı mı? Bir çöle taşınmadı mı?». Ve eğer bu haremağasına adımın Filipus olduğu söylenseydi, bu bardağı taşıran son damla olurdu. [Y.N.: Topluluk «Amen!» der].
23 Sonunda Tanrı yeryüzüne, adı Kutsal Kitap’ta kelimesi kelimesine yazılı bir hizmet gönderiyor. Dünyanın yargıda hiçbir mazereti olmayacağını görüyor musunuz? Yeşaya’dan küçük bir ayete dayanarak bu büyük adam inandı ve siz bu Mesaj’ı reddediyorsunuz ve Cennet’ten bahsediyorsunuz. Sizi mahkûm edecek olan bu haremağasıdır; Afrika kökenli sizleri, Avrupalı sizleri ve diğerlerini; o meleğin sesini tanıdı ve 39. ayet onun sevindiğini söylüyor.
24 Ey Tanrım! Eğer bu sözlerden ibaret olsaydı, daha ne derdim? Bu Mesaj’ın gücü adına Sana yalvarıyorum, eğer istersen Sen Kendin harekete geç. Seçilmişler için yolun hâlâ devam ettiğini ve bütün yeryüzü için bu Mesajı bana Verenin Sen olduğunu göstermek için vizyonlar, rüyalar ve belirtiler ver.
25 Şüphe duyan veya benimle savaşan herkes, Sana karşı bunu yaptılar ama eğer tövbe ederlerse onları bağışla; ben kurtarmaya geldim, mahvetmeye değil. Tanrı’nın Sözü, Sadık ve Gerçek olan İsa Mesih adınla dua ettim. Amen!... Eğer mutluysanız, bu sabah ilahiler söyleyelim ve sevinelim. …İlahi söyleyen kişi bir ilahi için hazırlansın!
26 Katolik, Protestan, Müjdeci ve Branhamcı kiliselerden gelen ve ilk kez burada bulunan Kardeşlerim ve Kız Kardeşlerim, inci olduğunu düşündüğünüz şeyleri satın ve Kardeşlerinizin yaptığı gibi bu inciyi satın alın. Kutsalların payı buradadır! [Y.N.: Topluluk «Amen!» der]. Mesih’in sağ elinde yedi yıldız vardır, yani yedi göksel melek. Fakat her bir yıldızın kendi zamanında yeryüzünde kaç peygamber elçi çıkaracağını sadece Tanrı bilir. Haftanın sekizinci bir günü vardır ve Levitler bundan bahseder. Hamsin günü, yedinci haftanın sekizinci günüdür ve yedinci haftanın bir parçasıdır.
27 Vahiy 17’de Tanrı sekiz baş diyebilirdi ama yedi dedi. Fakat 11. ayette şöyle denir: «Gördüğün canavar kendisi de bir sekizincidir ve yedilerdendir…». Şimdi bunu nasıl açıklayacaksınız? Oysa ruhsal olarak bu mümkündür… O bir sekizincidir ama sekiz baş yoktur.
28 Fakat her gün Elçilerin İşleri 13:48 ile teselli buluyorum: «…ve sonsuz Yaşama atanmış olanların hepsi inandı.» [Y.N.: Topluluk «Amen!» der].
29 Geçen Pazar, saat 16 sularında, Branhamcı bir pastör yeniden vaftiz olmaya geldi. Onu daha önce hiç görmemiştim, sadece Mesaj’ı duymuştu. İmanlılarını da buraya getirmeye hazırlanıyor. Kutsal Kitap, bakirelerin, yani önceki peygamberin imanlılarının Matta 25:6 çağrısına yanıt vereceğini söyler. Bir kuşakta bakireler, önceki peygambere inanmış olanlardır. [Y.N.: Topluluk «Amen!» der]. Dünyanın dört bir yanındaki kiliseler inanacak. Bunu Elçilerin İşleri 21:8-9’da da görüyoruz, gündüz ve gece orada horoz ötüşünde kesişti.
30 Artık Filipus’tan değil, yeryüzünün tüm uluslarının dört rüzgarından gelen dört bakireden bahsediliyor. Suriye’den, Lübnan’dan, Suudi Arabistan’dan, Japonya’dan, Çin’den, Kore’den, Hindistan’dan, İran’dan gelen... Portekiz’den, İtalya’dan, Polonya’dan, Fransa’dan, Almanya’dan, Rusya’dan, İngiltere’den gelen... Kanada’dan, ABD’den, Brezilya’dan, Peru’dan, Şili’den gelen... Senegal’den, Kongo-Kinşasa’dan, Kamerun’dan, Sudan’dan, Cezayir’den gelen...
31 Filipus’un Mesajı’nın ürettiği bakireler. Görüyorsunuz ki Kacou Philippe’in kendisi sahnede değil, ulusların Gelini’nin nihai hizmeti olan Vahiy 10:8-11 hizmeti için hazırlanmış tüm yeryüzünün bakireleri. Onlar, babaları olan Filipus’un Mesajı ile doğmuşlardı. [Y.N.: Topluluk «Amen!» der].
32 Bu Etiyopyalı haremağasının da öncelikle akşam vaktinin Mesajı olan İlyas’ın arabasından indiğini görüyoruz. Okuyor, okuyor ve okuyordu… Bilgisi vardı ama vahyi yoktu. Ve bu vahyi, meleğin Kacou Philippe’e kendisi için verdiği Mesaj aracılığıyla aldı. [Y.N.: Topluluk «Amen!» der]. Bu öyle basitti ki arabadaki tüm Branhamcılar bunu hor gördüler.
33 Fakat Filipus ortadan kaybolduğunda, 1 Krallar 18:11-12’ye göre inandıklarını iddia ettikleri İlyas’ın Ruhunun bu önemsiz adamın üzerinde de olduğunu gördüler. Ağlamak için seslerini yükselttiler çünkü kendileri için her şeyin bittiğini biliyorlardı. Ama haremağası zıplıyor, ilahiler söylüyor ve dans ediyordu. Hozana! Haleluya! Yücelik olsun! Rab İsa’ya övgüler olsun! Ey Tanrım teşekkürler! Filipus (Philippe) ! Sekiz harf! Elçilerin İşleri’nin sekizinci bölümünde Rab İsa’nın öğrencilerinden sekizincisi. Amin! «Her sevincimizle Rab’bi kutsayalım…». Amin! Her şey mükemmel! Her şey tamamlandı. Tanrı’ya şükürler olsun!
34 Ey sizler, yeryüzünün bilge ve akıllıları, Tanrı’nın önünde yargıçlarınız olmak üzere kendi çocuklarınızın yarın vaaz edeceği şeyi reddetmeyin! Ve anlayabilen anlasın!